kenan's profileKÜLTÜR VS SANATPhotosBlogListsMore Tools Help

KÜLTÜR VS SANAT

//OYLE BİR ZAMAN DA GELKİ VAZ GEÇMEK MÜMKÜN OLMASIN//

kenan yilmaz

Location
Interests
////iletişim//
xxwolus2@hotmail.com

Custom HTML

hayat küçük ayrıntılara takılacak kadar uzun değill, ve zamanın ibresini asla geri çeviremezsin unutmaa...
burası da seçme şiirler

//SON YAZILAR//

Loading...Loading...
Farklı resimleri keşfet
Icindekiler 1- REDHACK UYELERI KIMLERDIR? 2- REDHACK NEDEN HACKLER? 3- REDHACK NITELIGI VE AMACLARI NELERDIR? 4- REDHACK NEDEN VAR?

MEHMET ÖZER

 


     

Mehmet Özer-Zulamdaki Ayak Sesleri
August 08

Ertuğrul Karakaya (1955 -gökte bulut yan yan gider

Ertuğrul Karakaya (1955 - 8 Haziran 1977) 1977 ODTÜ'de Öğrenci Temsilcilerinin örgütlediği boykotta Güvenlik güçleri tarafından öldürülen devrimcidir. Ankara Yüksek Öğretim Derneği, Devrimci Yol, Devrimci Gençlik gibi örgütlerde yer almıştır.
1955 Uşak'ın Eşme ilçesine bağlı Güney Köyü'nde doğan Ertuğrul Karakaya'nın ailesi Salihli'ye göçer. Annesi Ayşe Karakaya Salihli Devlet Hastanesi’nin Kadın Doğum Servisi’nde hasta bakıcılık yapmaktadır. Babası ise işsizdir. İlkokuldan sonra Darüşşafaka’nın sınavlarını kazanıp İstanbul'da yatılı okumaya başlar. Daha sonra ODTÜ'de mühendislik öğrenimine başlar.ODTÜ Öğrenci Temsilciliği Yönetim Kurulu sözcüsü iken 13 Şubat 1977'de Hasan Tan'ın ODTÜ'ye rektör olarak atanması nedeni ile başlayan boykotta sözcü olması nedeni ile öne çıkar. O dönemde ODTÜ'ye giriş ve çıkışlarda Jandarmanın yaptığı rutin aramaların bir gruba yapılmaması nedeni ile Öğrenci Temsilcileri ile jandarma arasında tartışma çıkar. Jandarmanın zaten içeride olan temsilcilerin üstünü aramak istemesine Ertuğrul Karakaya karşı çıkar. Karakaya'nın tekrar okulun içine doğru koşması üzerine jandarma ateş açar. Ertuğrul vurulur ve yere düşer. Yanına koşan jandarma üstüne bir de Ertuğrul´ü süngüler. Gelen ambulans jandarma tarafından geri çevrilir. Ertuğrul 45 dakika can çekişir. Ancak, Karakaya orada ölür. Cenazenin Ankara'da yapılmasına izin verilmez. On bin kadar güvenlik gücünün görev aldığı Salihli'deki cenaze törenine yüz bine yakın kişi katılmıştır. O günden sonra ODTÜ'nün A1 giriş kapısı, Karakaya Kapısı olarak bilinir.
8 Haziran 2005’te arkadaşları ve ailesinin Ertuğrul Karakaya'nın mezarı başındaki anma töreninde Ertuğrul Kaya'nın 73 yaşında ve görme engelli annesi hakkında güvenlik kuvvetlerine silahlı direnme göstermek suretiyle suç işleyen Ertuğrul Karakaya'nın ölüm yıldönümü olan suç tarihinde umuma açık mezarlık içinde aleni olarak işlenen suçu ve suçluyu övme iddiasıyla, TCK'nin 215/1 maddesine göre 2 yıl hapis istemiyle Salihli Cumhuriyet Savcısı Seyfullah Öselmiş tarafından dava açılmıştır. Davaya itiraz eden avukatlar mahkemeden "Ertuğrul Karakaya"nın işlediği suçun ne olduğunu ve hangi suçun övüldüğünü sormuştur ve mahkemece verilen yanıtta Karakaya'ya ait bir suç olmadığı belirtilmiştir. Avukatlara verilen yanıtta ayrıca Osman Özdemir'in Karakaya'nın katil zanlı olarak daha önce yargılandığı ancak serbest bırakıldığı anlaşılmıştır. Bu durumu ilk kez öğrenen avukatlar 28 yıl sonra davayı temize götürmüşler ve serbest bırakılan sanığın yeniden yargılanmasını talep etmişlerdir. [1]

Gülten Akın'ın Ertuğrul Karakaya için yazdığı ağıt. Sonradan, bestelenip Sevinç Eratalay tarafından seslendirilmiştir.

 

gökte bulut yan yan gider
yaralarından kan gider
töresi batası dünya
kahpe kalır şahan gider

Ortadoğu'nun dumanı
jandarma bilmez amanı
Ertuğrul'a düğün ettik
ot biçim orak zamanı

osman seni osman seni
yoz eğitmiş ustan seni
vururlar mı arkasından
sizde arkadaş diyeni

halkın bağrından biçtiler
birer birer hepimizi
başarmadan ölmek yoktu
böyle m'ettik kavlimizi

hasına canım hasına
haber salın babasına
odtü'de bir yiğit ölmüş
kuşlar dönüyor yasına

yavan yerdi yavan değil
sabırlıydı, söven değil
hayata tümüyle tutkun
bir şey seçip seven değil

kapılara faşist gelmiş
var mı demiş, sor mu demiş
ankara'nın kanlıları
ertugrul'u vur mu demiş

salihli'den çağrılıyor
kazma kürek deriliyor
düğününe varacakken
ölüsüne varılıyor

yumasalar yumasalar
yol üstüne komasalar
bilen olur bilmez olur
garip öldü demeseler

doğru ya yiğit doğru ya
canavar girdi sürüye
ölür mü yiğit olanlar
ertugrul benzer diriye

April 04

MUHSİN YAZICIOĞLU'NA MEKTUP




Seni tanıyordum.

Elinde silah, Komünist avına çıktığın ta o ilk günlerden beri seni tanıyordum.

Önce Ankara da sonra İstanbul da ve tüm bir ülke de kana bulamadığın sokak, Kahvehane, Okul avlusu, Fabrika önü kalmamıştı.

Ev baskınları yaptın, kör karanlıklarda.

Boğarak öldürdüğün arkadaşlarımın üstüne, kurşun yağdırmak marifetlerin arasındaydı. Bahçelievler de yedi canıma sen kıydın.

Ellerine bulaşmış insan kanıyla, yüzünü yıkıyordun her sabah.

Sarkık bıyıkların, yaz-kış üstünden çıkarmadığın kara ceketin, korkak- hain sinsi, kan oturmuş bakışların, gözümün önünden hiç gitmedi.

16 Mart katliamında kardeşlerimin üstüne kurşun yağdıranların başında sen vardın.

1979 kışında, Ankara Ziraat Fakültesi öğrencisi, Sabit Torun’u Balgat ta evinin önünde pusu kurup, yaylım ateşine tutanların başında sen vardın.

Kalbura çevirdiğiniz o körpe bedendeki, yirmi bir kurşunun dört adedi, senin cinayet aletinden çıkmıştı.

Maraş’ı kana sen buladın.

Annelerimizin karnındaki, bebeklerimizi katlettin.

Bir değil, beş değil, on değil yüzlerle canımızı ateşe verdin.

Yozgat, Çorum ve 93 te Sivas ta yine sen vardın.

Bir dağ başında, elinde silahın uluyan resimlerini anımsıyorum,
Madımak ateşe verildiğin de, “tahrik var” diyen yine senin ölüm kokulu sesindi.

Korkağın tekiydin.

Uçan kuştan, akan sudan, kararmış geceden, gündüz güneşten ve insan sesinden ödün patlardı.
Bu yüzden olsa gerek seni yalnız başına kimse görmedi!

Kuyruğunu kıstırıp, sokak köşelerine pusu kuran, uyuzluk misali yaşadın.

Ardında iş ortağın onca ‘tosuncuk’ varken, hep güvencede hissettin kendini.

Bu ülke katillerini seviyor ya, seni daha çok seviyorlar!

Bahçeli de seviyor seni, Baykal da, Tayyip te, Erbakan da.

Halen arkan sağlam.

Ardından methiyeler düzülüyor!

Yazık oldu sana yazık. Ölümün böyle olmamalıydı!

Ateşe verdiğin o Maraş yolu, canını aldı!

Çakılıp kaldın bir dağın başına.

Beş santim buz tutmuş bedenin.

Zavallı ürkek yüreğin donmuş!

Üzülmedim.

Hiç unutmayacağım söz!

Aklıma Faşizm düştüğü her an, önce seni anıyordum, yine seni anacağım.




March 13

işte akp nin canını sıkan mail, 2008 deki ilkler,

Bir süreden beri internette mail gruplarında dolaşan bir mail var. İçeriğine baktığınızda bir takım bilgilerin toplandığı ve bunların "ilkler" diye sunulmasından ibaret.
AKP Genel Merkezi'nin canını oldukca sıkan bu maili bugüne kadar tam 7 milyon internet kullanıcısı okumuş. Yahoo ve Gmail mail gruplarında şu sıra en popüler içeriklerden birisini bu mail oluşturuyor. ..
İşte AK Parti'nin canını çok sıkan o mail:


"Türkiye'deki icraatlarının unutulmaması ve bakar körlerin gak guk etmemesi
için Tayyip Erdoğan liderliğindeki AKP'nin Türk siyaset tarihindeki bazı
ilklerini hatırlatmakta yarar görüyorum.
1- İlk defa bir Başbakan " Tezkere geçmezse memura maaş ödeyemeyiz" dedi
2- İlk defa ekonomi büyürken işsizlik arttı
3- İlk defa cari açık verilirken döviz kuru arttı.
4- İlk defa bir Başbakan zam isteyen memura "İMF'yi ikna edin" dedi.
5- İlk kez ithalat 100 milyar doları aştı
6- İlk kez cari açığın üstünde borçlanma yapıldı
7- İlk kez Yunan kilise bankası Türkiye'de banka satın aldı.
8- İlk defa domuz, kesimlik hayvanlar arasına alındı
9- İlk defa düşük faizli dış borç yüksek faizli iç borç ile ödendi
10- İlk defa bir Başbakan ve Dışişleri Bakanı, islamiyeti yok etmeye yemin
eden bir Papa'nın heykeli önünde fotoğraf çektirdi.
11- İlk defa bir Başbakan " Toprak satılıyorsa alıp götürmüyorlar ya" dedi.
12- İlk defa bir cami kiliseye çevrildi.
13- İlk defa kilise ve havralar imar planında yer aldı.
14- İlk defa bir Başbakan Yahudi düşünce kuruluşundan " Üstün Cesaret Ödülü" aldı.
15- İlk defa Türk askerinin başına ABD güçlerince çuval geçirildi.
16- İlk defa bir Başbakan " bir dönem dini kullandık" dedi.
17- İlk defa petrol kanunu ile yabancılara 50 yıllık imtiyaz verildi.
18- İlk defa yabancı rantiyecilere vergi muafiyeti tanındı.
19- İlk defa iletişim sektörünün tamamı yabancıların eline geçti.
20- İlk defa tezkere ret edilmesine rağmen Dış İşleri Bakanlığı genelgesi ile silahlar Türkiye üzerinden geçti.
21- İlk defa bir Başbakan İslam dünyasının sınırlarını değiştirecek BOP'un eş başkanı oldu.
22- İlk defa bir Başbakan Müslüman topraklarını işgal eden ABD askerlerininevlerin e sağ salim dönmeleri için dua ettiğini açıkladı.
23- İlk kez İsrailli bir işadamına çok gizli bir şekilde 800 milyon dolar kaynak aktarıldı.
24- İlk defa bir Başbakan yapılan ihalede önce uçak istedi ama sonra Mercedes'e razı oldu.
25- İlk defa fındık üreticileri en büyük mitingi yaptı.
26- İlk defa bir Başbakan Türkiye'yi pazarladığını açıkça itiraf etti.
27- İlk defa tarımsal üretimde dış ticaret açığı ortaya çıktı.
28- İlk defa bir Başbakan çiftçilere " Gözünü toprak doyursun" dedi.
29- İlk defa kap kaç diye bir sektör ortaya çıktı.
30- İlk defa zina suç olmaktan çıktı.
31- İlk defa bir Başbakan en fazla yurt dışı gezisi yaptı.
32- İlk defa bir Başbakan " Borç yiğidin kamçısıdır" diyerek borçlanmayı bir başarı olarak gösterdi.
33- İlk defa enflasyon % 10 artarken pancar fiyatları 99 kuruştan 88 kuruşa indi.
34- İlk defa çiftçi ve emekliden vergi alınması sözü verildi.
35- İlk defa bir Başbakan Danışmanı Amerikalılara Başbakan için "Bu adamı kullanın, onu rogara süpürmeyin " dedi.
36- İlk defa GSMH artarken KDV tahsilatı yerinde saydı.
37- İlk defa bir Başbakan TMSF katkısıyla bu kadar çok TV ve gazete yönlendirdi.
38- İlk defa Türkiye Cumhuriyeti' nin Cumhurbaşkanı misafir olarak gelen bir kralın ayağına gitti.Hem de 10 Kasım günü...
39- "İLK DEFA BİR BAŞBAKAN ÇİFTÇİYE "ANANIDA AL GİT" DEDİ...
40- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN ŞEHİD ZİYARETTİNDE "ASKERLİK YAN GELİP YATMA YERİ DEĞİLDİR"DEDİ
41- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN 300 M LİK GEMİYE GEMİCİK DEDİ.
42- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN ..... GAZETELERİNİ OKUMAYIN TELEVİZYONLARINI AÇMAYIN DEDİ.
43- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNEN İNSANLARI DİNSİZLİKLE SUÇLADI.
44- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN İÇİN CUMHURİYET MİTİNGLERİ YAPILDI.
45- İLK DEFA BİR HALK KENDİ LAİKLİĞİNDEN VE ÖZGÜRLÜĞÜNDEN OLMAKTAN KORKTU...
46- İLK DEFA ATAMI ANLIYORUM."


Bu hızla Tayyip Erdoğan bu dönemde ülkemizde ki her şeyi özelleştirmiş olacak...
İş bu ya özelleştirmeye ve satmaya kafayı takmış olan başbakanımız en sonunda kendisini özelleştirir mi?
- Türk Telekom, Arap'ın.
- Telsim İngiliz'in.
- Kuşadası Limanı İsrailli'nin.
- İzmir Limanı Hong Konglu'nun.. .
- Araç muayene işi Alman'ın.
- Başak Sigorta Fransız'ın.
- Adabank Kuveytli'nin.
- İETT Garajı Dubaili'nin.
- Avea Lübnanlı'nın.
- Petkim? Ermeni'nin. (Kazak'a sattık, dediler. Kazağı bi çıkardık Ermeni...)
- Rakı, Amerikalı'nın.
- Finansbank Yunanlı'nın...
- Oyakbank Hollandalı'nın.
- Denizbank Belçikalı'nın.
- Türkiye Finans Kuveytli'nin.
- TEB Fransız'ın.
- Cbank İsrailli'nin.
- MNG Bank Lübnanlı'nın.
- Alternatif Bank Yunanlı'nın.
- Dışbank Hollandalı'nın.
- Şekerbank Kazak'ın.
- Yapı Kredi'nin yarısı İtalyan'ın.
- Turkcell'in yarısı Finli'nin Rus'un.
- Beymen'in yarısı Amerikalı'nın.
- Enerjisa'nın yarısı Avusturyalı'nı n.
- Garanti'nin yarısı Amerikalı'nın.
- Eczacıbaşı İlaç, Çek'in.
- İzocam, Fransız'ın.
- TGRT(Fox) Amerikalı'nın.
- Demirdöküm Alman'ın.
- Döktaş Fransız'ın.
- Süper FM Kanadalı'nın.

Hepsi TÜRK' tü bir zamanlar... sadece 5.5 yıl önce. (yani AKP hükümetinden önce)
Önemli! Borla çalışan araba üretildi, Türkiye kıskaçta. Arabayı bor madeniyle çalıstıracak patentli 600 proje olduğu ortaya çıktı. Turkiye, dünya rezervinin yüzde 70`ine sahip."

--
AYDIN İNSAN ARAŞTIRIR, YARGILAR VE SONUCA VARIR.
CAHİL, YOBAZ; DUYAR, GÖRÜR VE HÜKME VARIR

YA BİR YOL BUL, YA BİR YOL YAP, YA DA YOLUMUZDAN ÇEKİL...
February 11

basında RedHack tempo dergisi

Kızıl siber korsanlar
''Halk İçin HACK''

Sekiz kişilik çekirdek kadroyla, devlet kurumlarının internet sitelerini hedef alıyorlar. İddialarına göre İstanbul Emniyeti Trafik Müdürlüğü sitesini kırarak, trafik cezalarını sildiler. RedHack adlı solcu siber teröristler, TİKKO ve DHKP-C gibi örgütlerin taşeronluğunu da yapıyor
 

Sekiz ‘hacker’ (bilgisayar korsanı), kararlaştırdıkları saatte bilgisayarın başına oturdular ve saldırı, zaman kaybetmeksizin başladı. Hepsi aynı anda, kıracakları internet sitesinin zayıf noktalarını tespit ederek sisteme sızdılar ve tüm verileri silerek ciddi bir enformasyon hasarı verdiler. Orak çekiçle bezeli logolarını ve sloganları olan ‘Halk için hack’ yazısını sitenin ana sayfasına bıraktıktan sonra sistemden, geldikleri gibi sessizce ayrıldılar.

 

İddialarına göre, şimdiye kadar Başbakanlık, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve çok sayıda kamu kuruluşunun internet sitesine sızarak ciddi zararlar veren ‘RedHack Team’ yani ‘Kızıl Hacker’lar Grubu’ bu tarz eylemlere sıklıkla imza atıyor. Bugüne kadar, sadece yaptıkları eylemlerle haber olan komünist hacker’lar, illegal eylemlerini, ilk defa MSN (elektronik mesajlaşma sistemi) üzerinden Tempo’ya anlattılar.

 

TEMPO: RedHack ne zaman, kaç kişiyle kuruldu? Kurulmasına kim öncülük etti?

REDHACK: RedHack, 1997’nin mayıs ayında, ‘Aynılar aynı yerdedir’ ilkesinin bir defa daha kendini doğrulatmasıyla, ‘Manyak’ ‘nick’li (kullanıcı adı) yoldaşımız öncülüğünde ve ‘cHaLLeNGe’ ile ‘ttx’ yoldaşın yardımcılığında kuruldu.

 

T.: İlk kurulduğunda kaç kişiydiniz, şu anda kaç kişisiniz?

R.H.: İlk kurulduğumuzda üç kişiydik. Fakat şu an üye ve aday üyelerimizin toplamı sekiz. Biz dar bir grubuz. Forum grubu değiliz. İcraat grubu olduğumuz için az sayıda, ama kalifiye elemanlarla hareket ediyoruz. Çekirdek kadromuz böyle olmasına karşın, bize bugüne kadar emek verenlerle beraber, yaklaşık 75 kişilik ‘hacker’ çevresiyiz.

 

“Birbirimizi tanımayız”

 

T.: Hepiniz Türkiye’de mi yaşıyorsunuz?

R.H.: Hayır. Üyelerimizin çoğunluğu Türkiye’de olmakla beraber, yurtdışında da üyelerimiz olduğunu tahmin ediyorum. “Tahmin ediyorum” diyorum, çünkü bizim grubumuz, mücadelenin esas alanı olarak ‘illegal’ mücadeleyi esas seçtiği için, üye yoldaşlarımızın nerede olduğunu bilmeyiz. Bunu sormak, öğrenmeye çalışmak yasaktır. İsim, yer, cinsiyet gibi ayrıntılarımızı bilmeyiz.

 

T.: Siyasi olarak hangi örgüte yakınsınız?

R.H.: Siyasi olarak hiçbir örgüte yakın değiliz. Hepsine aynı mesafedeyiz. Ama tabii ki önceliklerimiz var. İllegal mücadeleyi esas alan ve düzenin reformist-parlamentarist bataklığıyla yollarını ayırmış örgütler daha yakın olduğumuz örgütlerdir. Olaya örgüt bazından çok, ezilen halkların, Türkiye ve dünya proletaryası cephesinden bakıyoruz. Eylemlerimizi de bu çerçeveyi baz alarak yapıyoruz. Ama elbette devrimci örgütlerin gündemlerine göre de eylem yapmışlığımız var. Onların isteklerine göre pratik sergilediğimiz de olur.

 

T.: Yani sizden bir şey talep ettiklerinde, uygun görürseniz yapıyorsunuz?

R.H.: Tabii ki... Biz devrimci dayanışmanın ürünü bir grubuz. Sadece onlar değil, devrimci-demokrat kim bize haklı bir taleple gelirse, karşılık veririz. Ama devrimci örgütlerin talepleri bizim için daha kutsal ve daha önemlidir.

 

T.: DHKP-C, TİKKO gibi yapılanmalardan sizlere zaman zaman talep geliyor mu?

R.H.: Bu gibi yapılanmalardan direkt talep gelmez. Sonuçta bunlar da illegal örgütlerdir. Ve biz, sadece onların yarattığı mücadelenin bir parçasıyız. Fakat endirekt bazı şeyler gelmiştir, hatta direkt geldiği zamanlar da olmuştur. Biz de bu istekleri değerlendirip gerekli şekilde, istenilen görevi başarıyla yerine getirmişizdir. Genel kanının tersine, eylemlerimiz veya yaptığımız işler basit web sayfası kırmakla sınırlı değildir.

 

T.: Hedeflerinizi nasıl seçiyorsunuz?

R.H.: Hedeflerimiz, ezilen çilekeş halkımızın gündemine göre belirlenir. Bunun haricinde, belirgin eylem takvimimiz vardır. 6 Mart, 8 Mart, 18 Mayıs, 30 Mart ve 1 Mayıs gibi günlerde eylemler yaparız.

 

T.: Devlet sitelerine de saldırıyor musunuz?

R.H.: Evet, genelde devlet sitelerini hedef alırız. Hatta bize göre, kırılmadık devlet sitesi kalmamıştır. 1997’den bu yana, devlet siteleri başta olmak üzere Türkiye tabanlı sitelere saldırıyoruz. Saldırı derken, biz bunu ikiye ayırıyoruz. Örneğin bir bakanlık sitesiyle, bir hastane sitesine yapılan saldırı aynı değildir. Hastane sitesini kırdığımız zaman hiçbir zarar vermeyiz. Bildirimizi bırakıp gideriz. Ama bir bakanlıkta durum böyle olmaz. Verebileceğimiz en büyük zararı veririz.

 

T.: Şimdiye kadar hangi devlet sitelerine saldırdınız?

R.H.: Başbakanlık, çeşitli bakanlıklar, TÜBİTAK, birçok siyasi parti ve birçok banka. Hemen hemen Türkiye’deki yarıdan fazla illerin valilikleri, kara kuvvetleri, deniz kuvvetleri, hava kuvvetleriyle ilgili siteler kırdıklarımız arasında. Emniyet Genel Müdürlüğü ve birçok bölge müdürlüklerini de kırdık.

 

T. Peki saldırı anı nasıl oluyor?

R.H.: Belirli bir günde, hepimiz birden saldırıyoruz. Ama bunun hazırlık aşamasında görev paylaşımı oluyor. Herkes kendi yeteneğine göre konumlanıyor, görevlendiriliyor. Sonra belirli bir saatte saldırılarımıza başlıyoruz.

 

T.: Yaşlarınız kaçla kaç arasında ve meslekleriniz ne?

R.H.: Yaşlarımızı ve mesleklerimizi bilmeyiz. Ama bizler, forumlarda hava atmak için, çeşitli popülist duygularını tatmin etmek için, sözüm ona ‘hack’ işine girişen, milliyetçilik oyununu oynama yaşını geçenlerdeniz. Yaşımız biraz var yani...

 

“Bilgisayarda yaşamıyoruz”

 

T.: Kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

R.H.: Bizler esasta komünist devrimcileriz. Reel hayatımızda da devrimcilik yapan insanlarız. Yani akşam internette hack yaparken, sabah Akdeniz Üniversitesi’nde kurşunlara göğüs gerebilme ihtimalimiz yüksek. Bilgisayarda yaşayan insanlar değiliz. Bize göre bu, bir araç ve biz de bu aracı kullanmakta oldukça iyiyiz.

 

T.: Önümüzdeki dönemde hangi tarz eylemlerde bulunmayı planlıyorsunuz?

R.H.: Bizim eylemlerimiz site kırmakla veya sansasyonel işler yapmakla sınırlı değil. Geçmişte birçok ses getiren iş yaptık. Propaganda amaçlı olarak halen yapmaktayız. Ama asıl olayımız, ses çıkarmadan iş yapmaktır. Karşı devrimin deformasyon ve manipülasyon masasına, elimizden geldiğince devrimci yöntemlerle karsı çıkıyoruz. Bilgi sızdırmak, bilgiyi manipüle etmek, bilgiyi karşı tarafların arasını açabilecek konuma getirmek bizim için daha önemlidir. Biz, tüzüğü olan bir örgütüz ve ‘Bilişim Masası’ ile savaş halindeyiz.

 

T.: Polisin Bilişim Masası’nı mı kastediyorsunuz?

R.H.: Tabii ki... En son İstanbul Emniyeti Trafik Müdürlüğü sitesini kırıp trafik cezalarını silerek ciddi hasar verdik. Bu olaydan sonra Bilişim Masası İstanbul’a taşındı ve özel bir büro haline geldi. Geçen aylarda yine İzmir Valiliği’ni kırdık. Orak-çekiçten rahatsız olan malum zümre peşimize düştü ve evleri bastı. Bizim yerimize başka insanları götürdüler. Biz de İzmir polisinin sayfasını kırarak cevap verdik.

                                              __________________

 

4. RedHack Neden Var?

 

 

2005 yilinda yayinlanan bir bildirimizi guncelliginden kaynakli yeniden yayinliyoruz...


1997 de kurulusumuzun ustunden 8 sene gecebilecegi ve tekrar bu isimle sizlere seslenebilecegimiz belkide bizim icin bir hayaldi. Ve simdi kisitli imkanlarla kurdugumuz REDHACK, yeniden ve elbetteki amator ruh, profesyonel calisma tarziyla sizlerle. Sizlere yani bizimle gonul beraberligi icinde olan bizlere imkanlarini sagliyip bizi destekleyen herkese simsicak, asice ve yeniden kizil merhabalar.. Bu gun bu satirlari yazmak sizinle tekrardan bulusmak bizim heycanlanmamiz icin yeterli bir sebepti. 1 mayistan bu yana kirdigimiz bircok site, konu oldugumuz basin, zaten gelisimizin habercisiydi :)

Emperyalist-kapitalist sistem buyuk bir buhran icindedir. Suregen krizlerini yokedememekte sadece "kontrol" edebilme boyutunda caba sarfetmektedirler. Ellerinde bulundurduklari "subjektif olanaklari"ni bizlerin yani hak eden emekcilerin uzerinde bir baski bir hegamnonya kurabilmenin araci olarak kullanmaktadirlar. Bu araclardan biride "teknoloji"dir. Teknoloji objektif olarak -ilerlemesinden kaynakli- devrimci olmasina ragmen, egemenlerin elinde karsi-devrime hizmette bir arac olarak kullanilmaktadir. Teknoloji'yi kapitalist-emperyalist sistemin kendi dogasi geregi "kar hirsi"nin bir parcasi olarak bizlere karsi yoneltmektedir. Ellerinde buludurduklari "4. kuvvetler"i, "medya" ile emekcilere karsi uyguladiklari savasta piskolojik boyutuda hesaba katarak yol almaya calismaktadirlar. Onlara gore, ideolojiler olmus, siniflar bitmis ve hersey para olmustur. Bu masali, ellerinde bulundurduklari medya, basin yayin araclariyla yaymaktadirlar. Bu masalla halkimizi, halklari uyutmaya calismakta, dahasi ulkemiz halkinin buyuk bir bolumude bu masala inanip, varolan haksizliklara boyun egmeye zorlamislardir. Finans kapitalin en vahsi diktatorlugunde yasayan halklar bizim halkimiz gibi elbetteki bu baskiyi dahada yakindan gormuslerdir.

Iste tamda bu baskilarin oldugu bir ortamda bu baskilarin, egemenlerin "kar hirsi" etrafinda kullandiklari "internet ve bilgisayar" ortamina da yansimasi kacinilmazdi. Muhalif fikirler susturulmali muhalif dusunceler yok edilmeliydi. Parasiz yazilim, acik kod, lisansi kamuya ait sistemler, kapitalizmin dogasina aykiriydi. Onlara gore hersey para olmaliydi. Para babasi Microsoft en az petrol sirketleri gibi tehlikeliydi. Ustelik bizim gibi ulkelerde de IMF tepedeydi. ustelik World bank ve IMF gibi kurumlar verdikleri borclarla ulkeyi bagimli yani yari-yeni-somurge yapiyorlardi. Verdikleri borclarla bagimli kildiklari ulkemizden Istedikleri an IRAK daki kardeslerimize bomba yagdiriyor istedikleri an insanlari F tiplerine atiyorlardi. Insan haklari diyip yuruyuslerde insanlari "cami duvarinda" panzerle ezmeye kadar goturuyorlardi. Net ortaminda da bunun benzeri oluyor "devrimci-demokrat" sitelere, forumlara git gide saldirilar artiyor, yukselen milliyetcilik cogu "hacker" arkada$i esir aliyor, onlara yunan sitelerini kirip bayrak dikmenin "ulkeyi kurtarmak" oldugu gibi bir sacmaligi empoze ediyorlardi. Bu surec ve bu gibi surecler tum baskilara ragmen REDHACK 1997 nin Mayis ayinda gozlerini dunyaya acmasina yol acti..


"Bu bir 'efsane.' 'Kahramani Yu Kung adindaki ihtiyar. Yu Kung bir gün evinin önündeki koca dagi devirmek ister.
Ve kazmaya baþlar. Kom$ulari, ihtiyarla alay ederler.
'Koca dag yok edilir mi' diye. Yu Kung, komþularina $öyle der:
- Dag büyüyecek deðil ya... Yeter ki ben cocuklarim, cocuklarimin cocuklari dagi yerle bir etmekten yilmayalim.


Iste Mao'nun, Yenan'da, parti okulunda soylemis oldugu bu cumleler bizleri ve amaclarimizi aslinda apacik gozler onune sermektedir. RedHack kurulusundan buyana halkin yaninda olmaya ve karsimizda olan "zenginlerin" sistemini, "burjuvazinin diktatorya"sini bu alandada tesir ve tecrit etmeye calismistir. 97 yilinda iki coder ile basladigimiz bu seruven bugun 8 yildir suren mucadelemizde onlarca coder onlarca security uzmanini bunyemizde barindirarak devam etmistir. 1997'den bu yana bircok baski gormemize, bircok tehdit almamiza, bircok sorusturma-kogusturmaya ragmen REDHACK olarak bugunde yine dimdik ayakta ve halkin yanindayiz. Ideolojimizden, hayat gorusumuzden, birbirimize sundugumuz baglilik ve kardeslik iliskisinden hic bir zaman taviz vermeden bugunde yine variz ve yarinda olacagiz.

Dunyadaki hackerlari bu felsefe ve cati altinda bir araya getirip sistem ve duzen icinden cekip cikarmak gorevlerimiz arasindadir. Buyuk bir birlik kurup bu "karmasikliga" son verip felsefemiz isiginda saglam bir temelde ve kolektif i$ler yapmak, dunyayi sallamak hayallerimiz arasindadir. Orgutlere bagli olmamakla beraber tek bagimiz devrimci-demokratlar ve onlarinda bagli olduklari cefakar halkimizdir, dunya halkaridir. Hic bir orgute bagimli olmamak demek tabiki, hocaci, maocu, stalinci, anarsist demeden "illegal" i esas diger mucadele bicimlerini tali yapmis tum "muhalif radikal devrimci"leri savunmak demektir. Ve tabikide dunya halkarinin sesini burada da yukseltmenin yolu enternasyonal bir hacker birligidir. Bu amacla Turkiye ve Dunyadaki gercek "hacker" dostlarimizi bizimle kontak kurmaya davet ediyoruz. Ne demistik? Hersey Ogrenmek ve Ogretmek icindi ve hersey kolektif, samimi, durustce ve buyuk bir mucadele icindi..

Bugune kadar bizlere, REDHACK'e, "hack" kulturunun gelisimine emek vermis eski dostlarimizi, grup uyelerimizi, suan hukuki problemleriyle aramizda bulunmayan 2 arkadasimizi ve yuzlerce taraftarimizi herzaman kalbimizde, bilinclerimizde sakladigimizi bilmelerini isteriz. Sizlerin huzurunda bu degerlerimize, gecmiste bize emek veren tum uyelerimize ve taraftarlarimiza tesekkur ediyoruz. Emekleri, emeklerimizdir. Popularist Hack kulturunden uzak, Hack felsefesini, analiz sentez baglaminda, celiskilerinide ele alarak, ozgur yazilim felsefesi senzeziyle algilayan bizler, ne amacsiz sadece "yikim" icin olan hack'ten yanayiz, nede insanlara "sirinlik" olarak yapilan hack'den yanayiz.

 

Elbetteki ne de "ulkenin cikarlari" adi altinda "davs-cgi-php" aciklariyla, yunanli kardeslerimize kin kusarak insanlik disi olmaktan yanayiz. Biz halkarin kardes olduguna ve "hack"in kendine has entellektuelligi ve open source ilkeleri geregi sistem karsitligi diyebilecegimiz bir kulturu olduguna ve bu kulturunde "sistemin dayatmalarina" karsi olmakla es deger olduguna inanmaktayiz. Bizler "kurtlar vadisi" mitomanisini seyredip, depresyondaki EGM'nin "aptal" dergisi araciligiyla demokratlara karsi saldirin emrine uyup, kardeslerimize saldiran "sovenist" unsurlardan siyrilmis bir takimiz. Ve bu takim ya$amaya ve uretmeye mahkumdur.

Sizler, mucadelemizin bireyleri, sizlerden istegimiz, kendinizi bu alandada yetistirmeniz ve bize destek sunmanizdir. Sizlerden istegimiz bizleri bu alanda yanliz birakmiyip her alanda "gerici fikirlere" karsi bizle olup bizleri desteklemenizdir. Sizlerden istegimiz insanca bir dunya yaratma mucadelesinde, "sanalda ve reelde" her alanda, kapitalizmi, emperyalizmi, fa$izmi, sowenizmi ve herturden gericiligi mahkum etmenizdir. ve Sizlerden istedigimiz bir seyde, olanaklariniz olcusunde bizlere yardimci olmanizdir.REDHACKyasayan bir organizmadir ve bu organizma fikirler-hareketler ekseninde buyur cogalir. Bize sunacaginiz parasal olmayan her destek (olanaksal, yeteneksel.) bizleri zafere dahada yaklastiracaktir. Unutmayalimki; umut, emek verdikce buyur ve cogalir ve umudu yaratacak olanlar hakedenlerdir, teoriyle-pratigi birlestirenlerdir. Desteklerinizi bekliyoruz..

P.S: Sayfamizda suan bazi yerler, ornegin REDZINE tasarim asamasindadir. Daha onceleri takip edenler bileceklerdir REDZINE , REDHACK in Elektronik Hack dergisidir. Kisa zaman sonra REDZINE'yi ve onun bunyesinde olusturulacak REDFORUM'u, hizmetinize sunacagiz. Program bolumumuzu kaybetmemizden kaynakli tarafimizca yazilmis yeni birkac isinize yaricak program koyduk daha sonraki surecte arsivimizi yeni programlarla gelistirecegiz.

RedHackers olarak yani tum REDHACK uyeleri olarak gonul dolusu selam ve sevgi gonderiyoruz. .]

Her$ey illegal :]

Emperyalizm Kagittan kaplandir
.


Red Hackers Association /REDHACK 1997-2005

18 Mayis 2005

 

 

http://www.kizilhack.org/

 

madem okadar okudunuz  bir  arkadaşların sitesine  bir bakın

 

Custom HTML

Unutma sen benim dostumsun. Gülünce o yeşil gözlerinde Güneşler açan, Seher vakti sessizliğinde Cennetle müjdelenmiş kuşların neşesi gibisin. Unutma! Neredeysen orada ölmek isterim!
ARKADAŞLAR BURADA HER İNSANIN İLGİSİNİ ÇEKECEK YAZILAR BİR ARAYA GETİRDİM UMARIM BEĞENİRSİNİZ
BURADA BENİ ETKİLEYEN VE ALMAMA NEDEN OLAN KİTAPLARIN ARKA YÜZÜNDEKİ YAZILARI SİZİNLE PAYLAŞIYORUM
ARKADAŞLAR BURADA SİZE SEVEREK OKUDUĞUM VE BEĞENDİĞİM KİTAPLARI TAVSİYE EDECEM
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 

Custom HTML

Visitor Counters
Photo 1 of 14

KARALAMA DEFTERİ

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
' 'wrote:
eline sağLık GüzeL oLmuş :)
25 Nov.
Mehmet Aliwrote:
güel çok cüzel
12 Sept.
tutastewrote:
   güzel olmuş şiirlerde  iyi  idaree eder  baya  idare  eder
 
5 Sept.