kenan's profileKÜLTÜR VS SANATPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
August 08 Ertuğrul Karakaya (1955 -gökte bulut yan yan giderErtuğrul Karakaya (1955 - 8 Haziran 1977) 1977 ODTÜ'de
Öğrenci Temsilcilerinin örgütlediği boykotta Güvenlik
güçleri tarafından öldürülen devrimcidir. Ankara Yüksek
Öğretim Derneği, Devrimci Yol, Devrimci Gençlik gibi
örgütlerde yer almıştır.
gökte bulut yan yan gider April 04 MUHSİN YAZICIOĞLU'NA MEKTUPSeni tanıyordum. Elinde silah, Komünist avına çıktığın ta o ilk günlerden beri seni tanıyordum. Önce Ankara da sonra İstanbul da ve tüm bir ülke de kana bulamadığın sokak, Kahvehane, Okul avlusu, Fabrika önü kalmamıştı. Ev baskınları yaptın, kör karanlıklarda. Boğarak öldürdüğün arkadaşlarımın üstüne, kurşun yağdırmak marifetlerin arasındaydı. Bahçelievler de yedi canıma sen kıydın. Ellerine bulaşmış insan kanıyla, yüzünü yıkıyordun her sabah. Sarkık bıyıkların, yaz-kış üstünden çıkarmadığın kara ceketin, korkak- hain sinsi, kan oturmuş bakışların, gözümün önünden hiç gitmedi. 16 Mart katliamında kardeşlerimin üstüne kurşun yağdıranların başında sen vardın. 1979 kışında, Ankara Ziraat Fakültesi öğrencisi, Sabit Torun’u Balgat ta evinin önünde pusu kurup, yaylım ateşine tutanların başında sen vardın. Kalbura çevirdiğiniz o körpe bedendeki, yirmi bir kurşunun dört adedi, senin cinayet aletinden çıkmıştı. Maraş’ı kana sen buladın. Annelerimizin karnındaki, bebeklerimizi katlettin. Bir değil, beş değil, on değil yüzlerle canımızı ateşe verdin. Yozgat, Çorum ve 93 te Sivas ta yine sen vardın. Bir dağ başında, elinde silahın uluyan resimlerini anımsıyorum, Madımak ateşe verildiğin de, “tahrik var” diyen yine senin ölüm kokulu sesindi. Korkağın tekiydin. Uçan kuştan, akan sudan, kararmış geceden, gündüz güneşten ve insan sesinden ödün patlardı. Bu yüzden olsa gerek seni yalnız başına kimse görmedi! Kuyruğunu kıstırıp, sokak köşelerine pusu kuran, uyuzluk misali yaşadın. Ardında iş ortağın onca ‘tosuncuk’ varken, hep güvencede hissettin kendini. Bu ülke katillerini seviyor ya, seni daha çok seviyorlar! Bahçeli de seviyor seni, Baykal da, Tayyip te, Erbakan da. Halen arkan sağlam. Ardından methiyeler düzülüyor! Yazık oldu sana yazık. Ölümün böyle olmamalıydı! Ateşe verdiğin o Maraş yolu, canını aldı! Çakılıp kaldın bir dağın başına. Beş santim buz tutmuş bedenin. Zavallı ürkek yüreğin donmuş! Üzülmedim. Hiç unutmayacağım söz! Aklıma Faşizm düştüğü her an, önce seni anıyordum, yine seni anacağım. March 13 işte akp nin canını sıkan mail, 2008 deki ilkler,Bir süreden beri internette mail gruplarında dolaşan bir mail var. İçeriğine baktığınızda bir takım bilgilerin toplandığı ve bunların "ilkler" diye sunulmasından ibaret. AKP Genel Merkezi'nin canını oldukca sıkan bu maili bugüne kadar tam 7 milyon internet kullanıcısı okumuş. Yahoo ve Gmail mail gruplarında şu sıra en popüler içeriklerden birisini bu mail oluşturuyor. .. İşte AK Parti'nin canını çok sıkan o mail: "Türkiye'deki icraatlarının unutulmaması ve bakar körlerin gak guk etmemesi için Tayyip Erdoğan liderliğindeki AKP'nin Türk siyaset tarihindeki bazı ilklerini hatırlatmakta yarar görüyorum. 1- İlk defa bir Başbakan " Tezkere geçmezse memura maaş ödeyemeyiz" dedi 2- İlk defa ekonomi büyürken işsizlik arttı 3- İlk defa cari açık verilirken döviz kuru arttı. 4- İlk defa bir Başbakan zam isteyen memura "İMF'yi ikna edin" dedi. 5- İlk kez ithalat 100 milyar doları aştı 6- İlk kez cari açığın üstünde borçlanma yapıldı 7- İlk kez Yunan kilise bankası Türkiye'de banka satın aldı. 8- İlk defa domuz, kesimlik hayvanlar arasına alındı 9- İlk defa düşük faizli dış borç yüksek faizli iç borç ile ödendi 10- İlk defa bir Başbakan ve Dışişleri Bakanı, islamiyeti yok etmeye yemin eden bir Papa'nın heykeli önünde fotoğraf çektirdi. 11- İlk defa bir Başbakan " Toprak satılıyorsa alıp götürmüyorlar ya" dedi. 12- İlk defa bir cami kiliseye çevrildi. 13- İlk defa kilise ve havralar imar planında yer aldı. 14- İlk defa bir Başbakan Yahudi düşünce kuruluşundan " Üstün Cesaret Ödülü" aldı. 15- İlk defa Türk askerinin başına ABD güçlerince çuval geçirildi. 16- İlk defa bir Başbakan " bir dönem dini kullandık" dedi. 17- İlk defa petrol kanunu ile yabancılara 50 yıllık imtiyaz verildi. 18- İlk defa yabancı rantiyecilere vergi muafiyeti tanındı. 19- İlk defa iletişim sektörünün tamamı yabancıların eline geçti. 20- İlk defa tezkere ret edilmesine rağmen Dış İşleri Bakanlığı genelgesi ile silahlar Türkiye üzerinden geçti. 21- İlk defa bir Başbakan İslam dünyasının sınırlarını değiştirecek BOP'un eş başkanı oldu. 22- İlk defa bir Başbakan Müslüman topraklarını işgal eden ABD askerlerininevlerin e sağ salim dönmeleri için dua ettiğini açıkladı. 23- İlk kez İsrailli bir işadamına çok gizli bir şekilde 800 milyon dolar kaynak aktarıldı. 24- İlk defa bir Başbakan yapılan ihalede önce uçak istedi ama sonra Mercedes'e razı oldu. 25- İlk defa fındık üreticileri en büyük mitingi yaptı. 26- İlk defa bir Başbakan Türkiye'yi pazarladığını açıkça itiraf etti. 27- İlk defa tarımsal üretimde dış ticaret açığı ortaya çıktı. 28- İlk defa bir Başbakan çiftçilere " Gözünü toprak doyursun" dedi. 29- İlk defa kap kaç diye bir sektör ortaya çıktı. 30- İlk defa zina suç olmaktan çıktı. 31- İlk defa bir Başbakan en fazla yurt dışı gezisi yaptı. 32- İlk defa bir Başbakan " Borç yiğidin kamçısıdır" diyerek borçlanmayı bir başarı olarak gösterdi. 33- İlk defa enflasyon % 10 artarken pancar fiyatları 99 kuruştan 88 kuruşa indi. 34- İlk defa çiftçi ve emekliden vergi alınması sözü verildi. 35- İlk defa bir Başbakan Danışmanı Amerikalılara Başbakan için "Bu adamı kullanın, onu rogara süpürmeyin " dedi. 36- İlk defa GSMH artarken KDV tahsilatı yerinde saydı. 37- İlk defa bir Başbakan TMSF katkısıyla bu kadar çok TV ve gazete yönlendirdi. 38- İlk defa Türkiye Cumhuriyeti' nin Cumhurbaşkanı misafir olarak gelen bir kralın ayağına gitti.Hem de 10 Kasım günü... 39- "İLK DEFA BİR BAŞBAKAN ÇİFTÇİYE "ANANIDA AL GİT" DEDİ... 40- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN ŞEHİD ZİYARETTİNDE "ASKERLİK YAN GELİP YATMA YERİ DEĞİLDİR"DEDİ 41- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN 300 M LİK GEMİYE GEMİCİK DEDİ. 42- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN ..... GAZETELERİNİ OKUMAYIN TELEVİZYONLARINI AÇMAYIN DEDİ. 43- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNEN İNSANLARI DİNSİZLİKLE SUÇLADI. 44- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN İÇİN CUMHURİYET MİTİNGLERİ YAPILDI. 45- İLK DEFA BİR HALK KENDİ LAİKLİĞİNDEN VE ÖZGÜRLÜĞÜNDEN OLMAKTAN KORKTU... 46- İLK DEFA ATAMI ANLIYORUM." Bu hızla Tayyip Erdoğan bu dönemde ülkemizde ki her şeyi özelleştirmiş olacak... İş bu ya özelleştirmeye ve satmaya kafayı takmış olan başbakanımız en sonunda kendisini özelleştirir mi? - Türk Telekom, Arap'ın. - Telsim İngiliz'in. - Kuşadası Limanı İsrailli'nin. - İzmir Limanı Hong Konglu'nun.. . - Araç muayene işi Alman'ın. - Başak Sigorta Fransız'ın. - Adabank Kuveytli'nin. - İETT Garajı Dubaili'nin. - Avea Lübnanlı'nın. - Petkim? Ermeni'nin. (Kazak'a sattık, dediler. Kazağı bi çıkardık Ermeni...) - Rakı, Amerikalı'nın. - Finansbank Yunanlı'nın... - Oyakbank Hollandalı'nın. - Denizbank Belçikalı'nın. - Türkiye Finans Kuveytli'nin. - TEB Fransız'ın. - Cbank İsrailli'nin. - MNG Bank Lübnanlı'nın. - Alternatif Bank Yunanlı'nın. - Dışbank Hollandalı'nın. - Şekerbank Kazak'ın. - Yapı Kredi'nin yarısı İtalyan'ın. - Turkcell'in yarısı Finli'nin Rus'un. - Beymen'in yarısı Amerikalı'nın. - Enerjisa'nın yarısı Avusturyalı'nı n. - Garanti'nin yarısı Amerikalı'nın. - Eczacıbaşı İlaç, Çek'in. - İzocam, Fransız'ın. - TGRT(Fox) Amerikalı'nın. - Demirdöküm Alman'ın. - Döktaş Fransız'ın. - Süper FM Kanadalı'nın. Hepsi TÜRK' tü bir zamanlar... sadece 5.5 yıl önce. (yani AKP hükümetinden önce) Önemli! Borla çalışan araba üretildi, Türkiye kıskaçta. Arabayı bor madeniyle çalıstıracak patentli 600 proje olduğu ortaya çıktı. Turkiye, dünya rezervinin yüzde 70`ine sahip." -- AYDIN İNSAN ARAŞTIRIR, YARGILAR VE SONUCA VARIR. CAHİL, YOBAZ; DUYAR, GÖRÜR VE HÜKME VARIR YA BİR YOL BUL, YA BİR YOL YAP, YA DA YOLUMUZDAN ÇEKİL... February 11 basında RedHack tempo dergisiKızıl siber korsanlar
''Halk İçin HACK''
Sekiz kişilik çekirdek kadroyla, devlet kurumlarının internet sitelerini hedef alıyorlar. İddialarına göre İstanbul Emniyeti Trafik Müdürlüğü sitesini kırarak, trafik cezalarını sildiler. RedHack adlı solcu siber teröristler, TİKKO ve DHKP-C gibi örgütlerin taşeronluğunu da yapıyor
Sekiz ‘hacker’ (bilgisayar korsanı), kararlaştırdıkları saatte bilgisayarın başına oturdular ve saldırı, zaman kaybetmeksizin başladı. Hepsi aynı anda, kıracakları internet sitesinin zayıf noktalarını tespit ederek sisteme sızdılar ve tüm verileri silerek ciddi bir enformasyon hasarı verdiler. Orak çekiçle bezeli logolarını ve sloganları olan ‘Halk için hack’ yazısını sitenin ana sayfasına bıraktıktan sonra sistemden, geldikleri gibi sessizce ayrıldılar.
İddialarına göre, şimdiye kadar Başbakanlık, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve çok sayıda kamu kuruluşunun internet sitesine sızarak ciddi zararlar veren ‘RedHack Team’ yani ‘Kızıl Hacker’lar Grubu’ bu tarz eylemlere sıklıkla imza atıyor. Bugüne kadar, sadece yaptıkları eylemlerle haber olan komünist hacker’lar, illegal eylemlerini, ilk defa MSN (elektronik mesajlaşma sistemi) üzerinden Tempo’ya anlattılar.
TEMPO: RedHack ne zaman, kaç kişiyle kuruldu? Kurulmasına kim öncülük etti? REDHACK: RedHack, 1997’nin mayıs ayında, ‘Aynılar aynı yerdedir’ ilkesinin bir defa daha kendini doğrulatmasıyla, ‘Manyak’ ‘nick’li (kullanıcı adı) yoldaşımız öncülüğünde ve ‘cHaLLeNGe’ ile ‘ttx’ yoldaşın yardımcılığında kuruldu.
T.: İlk kurulduğunda kaç kişiydiniz, şu anda kaç kişisiniz? R.H.: İlk kurulduğumuzda üç kişiydik. Fakat şu an üye ve aday üyelerimizin toplamı sekiz. Biz dar bir grubuz. Forum grubu değiliz. İcraat grubu olduğumuz için az sayıda, ama kalifiye elemanlarla hareket ediyoruz. Çekirdek kadromuz böyle olmasına karşın, bize bugüne kadar emek verenlerle beraber, yaklaşık 75 kişilik ‘hacker’ çevresiyiz.
“Birbirimizi tanımayız”
T.: Hepiniz Türkiye’de mi yaşıyorsunuz? R.H.: Hayır. Üyelerimizin çoğunluğu Türkiye’de olmakla beraber, yurtdışında da üyelerimiz olduğunu tahmin ediyorum. “Tahmin ediyorum” diyorum, çünkü bizim grubumuz, mücadelenin esas alanı olarak ‘illegal’ mücadeleyi esas seçtiği için, üye yoldaşlarımızın nerede olduğunu bilmeyiz. Bunu sormak, öğrenmeye çalışmak yasaktır. İsim, yer, cinsiyet gibi ayrıntılarımızı bilmeyiz.
T.: Siyasi olarak hangi örgüte yakınsınız? R.H.: Siyasi olarak hiçbir örgüte yakın değiliz. Hepsine aynı mesafedeyiz. Ama tabii ki önceliklerimiz var. İllegal mücadeleyi esas alan ve düzenin reformist-parlamentarist bataklığıyla yollarını ayırmış örgütler daha yakın olduğumuz örgütlerdir. Olaya örgüt bazından çok, ezilen halkların, Türkiye ve dünya proletaryası cephesinden bakıyoruz. Eylemlerimizi de bu çerçeveyi baz alarak yapıyoruz. Ama elbette devrimci örgütlerin gündemlerine göre de eylem yapmışlığımız var. Onların isteklerine göre pratik sergilediğimiz de olur.
T.: Yani sizden bir şey talep ettiklerinde, uygun görürseniz yapıyorsunuz? R.H.: Tabii ki... Biz devrimci dayanışmanın ürünü bir grubuz. Sadece onlar değil, devrimci-demokrat kim bize haklı bir taleple gelirse, karşılık veririz. Ama devrimci örgütlerin talepleri bizim için daha kutsal ve daha önemlidir.
T.: DHKP-C, TİKKO gibi yapılanmalardan sizlere zaman zaman talep geliyor mu? R.H.: Bu gibi yapılanmalardan direkt talep gelmez. Sonuçta bunlar da illegal örgütlerdir. Ve biz, sadece onların yarattığı mücadelenin bir parçasıyız. Fakat endirekt bazı şeyler gelmiştir, hatta direkt geldiği zamanlar da olmuştur. Biz de bu istekleri değerlendirip gerekli şekilde, istenilen görevi başarıyla yerine getirmişizdir. Genel kanının tersine, eylemlerimiz veya yaptığımız işler basit web sayfası kırmakla sınırlı değildir.
T.: Hedeflerinizi nasıl seçiyorsunuz? R.H.: Hedeflerimiz, ezilen çilekeş halkımızın gündemine göre belirlenir. Bunun haricinde, belirgin eylem takvimimiz vardır. 6 Mart, 8 Mart, 18 Mayıs, 30 Mart ve 1 Mayıs gibi günlerde eylemler yaparız.
T.: Devlet sitelerine de saldırıyor musunuz? R.H.: Evet, genelde devlet sitelerini hedef alırız. Hatta bize göre, kırılmadık devlet sitesi kalmamıştır. 1997’den bu yana, devlet siteleri başta olmak üzere Türkiye tabanlı sitelere saldırıyoruz. Saldırı derken, biz bunu ikiye ayırıyoruz. Örneğin bir bakanlık sitesiyle, bir hastane sitesine yapılan saldırı aynı değildir. Hastane sitesini kırdığımız zaman hiçbir zarar vermeyiz. Bildirimizi bırakıp gideriz. Ama bir bakanlıkta durum böyle olmaz. Verebileceğimiz en büyük zararı veririz.
T.: Şimdiye kadar hangi devlet sitelerine saldırdınız? R.H.: Başbakanlık, çeşitli bakanlıklar, TÜBİTAK, birçok siyasi parti ve birçok banka. Hemen hemen Türkiye’deki yarıdan fazla illerin valilikleri, kara kuvvetleri, deniz kuvvetleri, hava kuvvetleriyle ilgili siteler kırdıklarımız arasında. Emniyet Genel Müdürlüğü ve birçok bölge müdürlüklerini de kırdık.
T. Peki saldırı anı nasıl oluyor? R.H.: Belirli bir günde, hepimiz birden saldırıyoruz. Ama bunun hazırlık aşamasında görev paylaşımı oluyor. Herkes kendi yeteneğine göre konumlanıyor, görevlendiriliyor. Sonra belirli bir saatte saldırılarımıza başlıyoruz.
T.: Yaşlarınız kaçla kaç arasında ve meslekleriniz ne? R.H.: Yaşlarımızı ve mesleklerimizi bilmeyiz. Ama bizler, forumlarda hava atmak için, çeşitli popülist duygularını tatmin etmek için, sözüm ona ‘hack’ işine girişen, milliyetçilik oyununu oynama yaşını geçenlerdeniz. Yaşımız biraz var yani...
“Bilgisayarda yaşamıyoruz”
T.: Kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz? R.H.: Bizler esasta komünist devrimcileriz. Reel hayatımızda da devrimcilik yapan insanlarız. Yani akşam internette hack yaparken, sabah Akdeniz Üniversitesi’nde kurşunlara göğüs gerebilme ihtimalimiz yüksek. Bilgisayarda yaşayan insanlar değiliz. Bize göre bu, bir araç ve biz de bu aracı kullanmakta oldukça iyiyiz.
T.: Önümüzdeki dönemde hangi tarz eylemlerde bulunmayı planlıyorsunuz? R.H.: Bizim eylemlerimiz site kırmakla veya sansasyonel işler yapmakla sınırlı değil. Geçmişte birçok ses getiren iş yaptık. Propaganda amaçlı olarak halen yapmaktayız. Ama asıl olayımız, ses çıkarmadan iş yapmaktır. Karşı devrimin deformasyon ve manipülasyon masasına, elimizden geldiğince devrimci yöntemlerle karsı çıkıyoruz. Bilgi sızdırmak, bilgiyi manipüle etmek, bilgiyi karşı tarafların arasını açabilecek konuma getirmek bizim için daha önemlidir. Biz, tüzüğü olan bir örgütüz ve ‘Bilişim Masası’ ile savaş halindeyiz.
T.: Polisin Bilişim Masası’nı mı kastediyorsunuz? R.H.: Tabii ki... En son İstanbul Emniyeti Trafik Müdürlüğü sitesini kırıp trafik cezalarını silerek ciddi hasar verdik. Bu olaydan sonra Bilişim Masası İstanbul’a taşındı ve özel bir büro haline geldi. Geçen aylarda yine İzmir Valiliği’ni kırdık. Orak-çekiçten rahatsız olan malum zümre peşimize düştü ve evleri bastı. Bizim yerimize başka insanları götürdüler. Biz de İzmir polisinin sayfasını kırarak cevap verdik.
__________________ 4. RedHack Neden Var?
2005 yilinda yayinlanan bir bildirimizi guncelliginden kaynakli yeniden yayinliyoruz...
Dunyadaki hackerlari bu felsefe ve cati altinda bir araya getirip sistem ve duzen icinden cekip cikarmak gorevlerimiz arasindadir. Buyuk bir birlik kurup bu "karmasikliga" son verip felsefemiz isiginda saglam bir temelde ve kolektif i$ler yapmak, dunyayi sallamak hayallerimiz arasindadir. Orgutlere bagli olmamakla beraber tek bagimiz devrimci-demokratlar ve onlarinda bagli olduklari cefakar halkimizdir, dunya halkaridir. Hic bir orgute bagimli olmamak demek tabiki, hocaci, maocu, stalinci, anarsist demeden "illegal" i esas diger mucadele bicimlerini tali yapmis tum "muhalif radikal devrimci"leri savunmak demektir. Ve tabikide dunya halkarinin sesini burada da yukseltmenin yolu enternasyonal bir hacker birligidir. Bu amacla Turkiye ve Dunyadaki gercek "hacker" dostlarimizi bizimle kontak kurmaya davet ediyoruz. Ne demistik? Hersey Ogrenmek ve Ogretmek icindi ve hersey kolektif, samimi, durustce ve buyuk bir mucadele icindi..
Elbetteki ne de "ulkenin cikarlari" adi altinda "davs-cgi-php" aciklariyla, yunanli kardeslerimize kin kusarak insanlik disi olmaktan yanayiz. Biz halkarin kardes olduguna ve "hack"in kendine has entellektuelligi ve open source ilkeleri geregi sistem karsitligi diyebilecegimiz bir kulturu olduguna ve bu kulturunde "sistemin dayatmalarina" karsi olmakla es deger olduguna inanmaktayiz. Bizler "kurtlar vadisi" mitomanisini seyredip, depresyondaki EGM'nin "aptal" dergisi araciligiyla demokratlara karsi saldirin emrine uyup, kardeslerimize saldiran "sovenist" unsurlardan siyrilmis bir takimiz. Ve bu takim ya$amaya ve uretmeye mahkumdur. 18 Mayis 2005
madem okadar okudunuz bir arkadaşların sitesine bir bakın 3- RedHack Niteligi ve Amaclari
7) R.H.A Uluslarin Kendi Kaderini Tayin Hakki (UKKTH) ilkesini, kayitsiz, sartsiz, kosulsuz kabul eder. Her turlu milli imtiyaz ve ustunluge karsi cikar, tum milliyetlerin tam hak esitligini savunur. Site Hacklemekten ba$ka...
a - Egemenler arasindaki celi$kileri yogunla$tiracak, ba$ka turde ileti$im araclarini ve hack yontemlerini kullanarak hacklemek.. b - Yine egemenlerin gizli gundemlerini halka ta$iyarak, halkin yonetenlerin gercek yuzlerini gormelerini saglamak.. c - Halktan yana ileti$im ve bili$im alaninda faaliyet gosterenleri korumak onlara yonelecek saldirilara kar$i koymak.. d- Finans sirketlerinin halki somurmesine kar$in, finans $irketlerinin degi$ik turdeki sistemlerini halkin hizmetine sunmak e- Ve degi$ik gizli yontemlerle ve sebeplerle site hacklemek yani propaganda di$inda hack..
2 - RedHack Neden Hackler?2 - RedHack Neden Hackler?
Iki tur "Deface Hack" turumuz vardir.
1 - Bildiri tarzi: Bu tarz sadece bildirimizi, mesajimizi koydugumuz hack tarzidir. Bilerek hic bir dosyaya zarar vermemeye cali$iriz. Bildirimizi koyar gideriz. Amacimiz, du$unce ozgurlugumuzu elimizden alan zengin sinifa kar$i fakir sinifi bilinclendirmektir. Bu gruba genelde siyasetle alakasiz bireysel sayfalar, kucuk i$letmeler, zararsiz (hastahane gibi) devlet siteleri vb. girer. Bu tur bir hack olayi bildiri dagitmak gibi veya "yazlama" dedigimiz sokagin birine yazi yazmak gibidir. Zararsiz, bilinclendiricidir.
2 - Saldiri tarzi: Bu tarzda saldirdigimiz sitenin tum dokumanlarini sileriz. Duruma gore kalici zararlarda vermeye calisiriz. Yine bazi durumlarda siteye dokunmaz belirli kodlar yerle$tirmeye cali$iriz. Ayrica genelde indexlerine durumu izah eden yazimizida yerle$tiririz. Bu tur sitelerin kapsamina, Fa$ist sahipli siteler, Halk du$mani bireylerin siteleri, Devlet siteleri, Legal Parti siteleri, Uluslar arasi Emperyalist tekeller ve onlara bagli komprodor siteleri, Finans siteleri vb. girmektedir.
1- RedHack Uyeleri Kimlerdir?
* REDHACK gorunen ve gorunmeyen ama bizle beraber olan Uyelerimizden, bizlerden desteklerini esirgemeyen, her firsatta yardimimiza ko$an onlarca Eski uyelerimizden, bizleri hic bir zaman yanliz birakmayan yuzlerce Taraftarlarimiz'dan ve tabiki esasta tum guzellikleri hak eden fedakar EMEKCILERIMIZDEN yani cefakar HALKIMIZ'dan olu$maktadir.. $uan itibariyle RHA a$$agidaki gibi $ekillenmektedir..
-= RedHack Members =- MaNYaK
ChaoS
pRenCipiCe
r3dinside
Xebat Aday uyeler duzenleme a$amasindadir.. Uyelik icin: Members@KizilHack.org Fakli konular icin: Admin@KizilHack.org
February 10 mavi1.org hacklendiİsko neden hacklendi ve scripti neden db sine kadar warez oldu? cvb: Sorun temeline inmek için 2 sene öncesine gitmek lazım aslında ama.. Kısaca özetlersek büyük hacker malum dünya 1. si ama temelde güvenlikden yoksun sadece saldırmayı bilen şahsiyet daha öncede birçokez saldırıya uğrayıp index yemesi ile forumlara maskarası ve oyuncağı olması ve bu konuda Thehackerin bu konuya cvb yazmasıyla başlayan süreç yazılan cvb lara tabikide büyük hacker sesiz kalmadı ve yazdığı cvb'ın 3 dakika sonra bizim tarafımızdan fucked lenmesi ile sona erdi. 2. ispatları: http://www.datapaylasim.com/deface_mirror/?id=104489 http://turkishackerz.net/deface_mirror/?id=8896 http://www.askeri-darbe.org/wiev_mirr0r/?id=3318 http://cyber-mirror.org/wiev_mirr0r/?id=52244 http://www.cyber-agent.org/deface_mirror/?id=137 2008 de google en çok aranan kelimelerGoogle, 2008 yılında her gün arama motoruna girilen milyonlarca arama sorgusuna dayanarak derlenen İnternet Zeitgeist'i açıkladı. Bu arada bilmeyenleriniz için yazıyorum Zeitgeist Almanca’da zamanın ruhu anlamına geliyor. 2007 yılının Ağustos ayından beri Türkiye'ye yer verilmeyen listenin yer aldığı sitedeki verilere göre, 2008 yılında dünya çapında yapılan arama sorgularda en hızlı yükselişi sırasıyla “Sarah Palin”, “Beijing 2008”, “Facebook login”, “tuenti”, “Heath Ledger”, “Obama”, “Nasza Klasa”, “wer kennt wen”, “Euro 2008” ve “Jonas Brothers” arama sorguları elde etti.
Öte yandan Google Türkiye'den yapılan yazılı açıklamada, 2008 Türkiye listesinde sosyal ağ siteleri, oyun, video paylaşım sitesi ve dizi terimlerinin öne çıktığı bildirildi. [via] “Zeitgeist 2008: Türkiye” basın sitesinde, Google'nin, arama sonuçlarını analiz ederek 2008 yılı içerisinde Türkiye'de internet kullanıcılarının en çok arama yaptıkları başlıklarla ilgili liste, grafik ve bilgileri bir araya getirdiği kaydedildi. Sitede yer alan bilgilere göre, Türkiye'de en popüler 10 arama “facebook”, “oyun”, “mynet”, “youtube”, “oyunlar”, “msn”, “indir”, “tv”, “hürriyet” ve “haber” olarak sıralandı. En hızlı yükselen aramalar; “hi5”, “facebook”, “key”, “netlog”, “sahibinden”, “dizi”, “kurtlar vadisi”, “kpss”, “oyunlar 1” ve “vatan” oldu. Türkiye'den aranan ünlüler; Gülben Ergen, Serdar Ortaç, Tarkan, Demet Akalın, Ebru Gündeş, Hadise, Sibel Can, Gökhan Özen, Hülya Avşar ve Şahan İken. Türk dizileri; “Kurtlar Vadisi”, “Kavak Yelleri”, “Yaprak Dökümü”, “Selena”, “Asi”, “Avrupa Yakası”, “Arka Sokaklar”, “Adanalı”, “Binbir Gece” ile “Gece Gündüz” şeklinde sıralandı. Ekonomide; “iş”, “kariyer”, “kredi”, “altın”, “para”, “finans”, “euro”, “borç”, “dolar”, “banka” en çok aranan kelimeler oldu. Futbol takımları da sırasıyla; Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor, Bursaspor, Sivasspor, Eskişehirspor, Ankaragücü, Kocaelispor ve Kayserispor şeklinde yer aldı. Açıklamada, yıl sonu zeitgeist'ına ek olarak global, bölgesel, geçmiş ve şimdiki arama trendlerine bakış sağlayan başka araçların bulunduğu, ancak Google zeitgeist araçlarının, kesinlikle bireysel kullanıcıları teşhis etmek için kullanılamadığı, çünkü araştırmanın belli bir zaman içinde belirli sorguların ne kadar sıklıkta görüldüğünü gösteren anonim ve toplu dökümlerden yola çıkılarak sürdürüldüğü vurgulandı. Google'dan sonra en çok kullanılan ikinci arama motoru olarak bilinen Yahoo'da 2008'de en çok arananlar listesini açıklamıştı ve burada yazmıştık. Dünyadaki en güzel şey karşılıksız temiz bir sevgiSoför : -Soldan üçüncü sira bos hanimefendi,dedi. Kadin 32 yasinda güzel bir bayandi ve esi oldukça yakisikli bir hava subayi idi. Bundan birkaç ay önce yanlis bir teshis sonucu gerçeklestirilen ameliyatla gözlerini kaybetmisti genç kadin ve asla göremeyecekti. Kocasi ameliyattan sonra aci gerçegi örgenince yikilmis ve kendi kendine bir söz vermisti. Asla karisini yalniz birakmayacak, ona sonuna kadar destek olacak, kendi ayaklari üzerinde durana kadar cesaret verecekti. Günler geçiyordu. Kadin her geçen gün kendini daha kötü hissediyor, çok sevdigi kocasina yük oldugunu düsünüyordu. Esinin bu içine kapanik, karamsar hali kocayi çok üzüyordu. Bir an önce bir seyler yapmasi gerekiyordu, karisi günden güne kendi içine kapanik dünyasinda kayboluyordu. Bütün gün düsündü koca nasil yardim edebilirim güzeller güzeli esime diye... Birden aklina esinin eski isi geldi. Geri dönmesini isteyecekti. Ama bunu ona nasil söyleyecekti, çünkü artik çok kirilgan ve nesesizdi. Bütün cesaretini toplayarak aksam karisina konuyu acti. Karisi dehsetle gözleri ni asti. - Ben bunu nasil yaparim ben körüm, diye bagirdi. Kocasi ona destek olacagini her sabah ise onu kendisinin birakacagini ve aksam alacagini ve ona çok güvendigini söyledi. Çünkü esini taniyordu ve bunu basarabilecegini biliyordu. Kadin büyük bir umutsuzlukla kabul etti çünkü esini çok seviyordu ve onu kirmak istemiyordu. Her sabah esini isine birakiyor ve aksamlari aliyordu fedakar koca. Günler böyle ilerledi; karisi eskisinden biraz daha iyiydi. Fakat kocasi daha fazlasini istiyordu,kendisine söz vermisti sonuna kadar gidecekti. Aksam karisina: - Artik ise kendin gidip gelmelisin, dedi,. Kadin sasirmisti. Bunu asla yapamayacagini söyledi. Kocasi israr edince onu yine kiramadi ve bütün cesaretini topladi bunu kendisi de istiyordu ama o kadar güveni yoktu. Sabahlari kadin artik otobüs duragina kendisi gidiyor, otobüsüne biniyor ve otobüsten inerek isine gidebiliyordu. Günler günleri kovaladi hiçbir problem yoktu. Yine bir gün otobüse binerken, soför : - Sizi kiskaniyorum, hanimefendi dedi. Kadin kendisine söylenip söylenmedigini anlayamadan,'neden' diye sordu. Soför, - Çünkü her sabah sizin arkanizdan bir hava subayi genç adam otobüse biniyor ve bütün yol boyunca sevgi ile size bakiyor, otobüsten indikten sonra yesil isikta yolun karsisina geçmenizi bekliyor , siz binaya girdikten sonra arkanizdan öpücük yollayip size her gün sevgiyle el salliyor , dedi .............. SEVDİKLERİNİZLE BİR ÖMÜR MUTLULUKLARR December 08 İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİİNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ
İnsanlık topluluğunun bütün bireyleriyle kuruluşlarının bu Bildirgeyi
her zaman göz önünde tutarak eğitim ve öğretim yoluyla bu hak ve özgürlüklere
saygıyı geliştirmeye, giderek artan ulusal ve uluslararası önlemlerle gerek
üye devletlerin halkları ve gerekse bu devletlerin yönetimi altındaki ülkeler
halkları arasında bu hakların dünyaca etkin olarak tanınmasını ve uygulanmasını
sağlamaya çaba göstermeleri amacıyla tüm halklar ve uluslar için ortak
ideal ölçüleri belirleyen bu
Madde 1- Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler, birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar. Madde 2- Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım gözetmeksizin bu Bildirge ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir. Ayrıca, ister bağımsız olsun, ister vesayet altında veya özerk olmayan ya da başka bir egemenlik kısıtlamasına bağlı ülke yurttaşı olsun, bir kimse hakkında, uyruğunda bulunduğu devlet veya ülkenin siyasal, hukuksal veya uluslararası statüsü bakımından hiçbir ayrım gözetilmeyecektir. Madde 3 -Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır. Madde 4- Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz, kölelik ve köle ticareti her türlü biçimde yasaktır. Madde 5- Hiç kimseye işkence yapılamaz, zalimce, insanlık dışı veya onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz ve ceza verilemez. Madde 6- Herkesin, her nerede olursa olsun, hukuksal kişiliğinin tanınması hakkı vardır. Madde 7- Herkes yasa önünde eşittir ve ayrım gözetilmeksizin yasanın korunmasından eşit olarak yararlanma hakkına sahiptir. Herkesin bu Bildirgeye aykırı her türlü ayrım gözetici işleme karşı ve böyle işlemler için yapılacak her türlü kışkırtmaya karşı eşit korunma hakkı vardır. Madde 8- Herkesin anayasa yada yasayla tanınmış temel haklarını çiğneyen eylemlere karşı yetkili ulusal mahkemeler eliyle etkin bir yargı yoluna başvurma hakkı vardır. Madde 9- Hiç kimse keyfi olarak yakalanamaz, tutuklanamaz ve sürgün edilemez. Madde 10- Herkesin, hak ve yükümlülükleri belirlenirken ve kendisine bir suç yüklenirken, tam bir şekilde davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından hakça ve açık olarak görülmesini istemeye hakkı vardır. Madde 11
2. Hiç kimse işlendiği sırada ulusal yada uluslararası hukuka göre bir suç oluşturmayan herhangi bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu sayılamaz. Kimseye suçun işlendiği sırada uygulanabilecek olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. Madde 12- Kimsenin özel yaşamına, ailesine konutuna ya da haberleşmesine keyfi olarak karışılamaz, şeref ve adına saldırılamaz. Herkesin bu gibi karışma ve saldırılara karşı yasa tarafından korunmaya hakkı vardır. Madde 13
2. Herkes , kendi ülkesi de dahil olmak üzere, herhangi bir ülkeden ayrılmak ve ülkesine yeniden dönmek hakkına sahiptir. Madde 14
2. Gerçekten siyasal nitelik taşımayan suçlardan veya Birleşmiş Milletlerin amaç ve ülkelerine aykırı eylemlerden doğan kovuşturma durumunda bu haktan yararlanılamaz. Madde 15
2. Hiç kimse keyfi olarak yurttaşlığından veya yurttaşlığını değiştirme hakkından yoksun bırakılamaz. Madde 16
2. Evlenme sözleşmesi, ancak evleneceklerin özgür ve tam iradeleriyle yapılır. 3. Aile, toplumun, doğal ve temel unsurudur, toplum ve devlet tarafından korunur. Madde 17
2. Hiç kimse keyfi olarak mülkiyetinden yoksun bırakılamaz. Madde 18- Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak, din veya topluca, açık olarak ya da özel biçimde öğrenim, uygulama, ibadet ve dinsel törenlerle açığa vurma özgürlüğünü içerir. Madde 19- Herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak düşüncelerinden dolayı rahatsız edilmemek, ülke sınırları söz konusu olmaksızın, bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılar. Madde 20
2. Hiç kimse bir derneğe girmeye zorlanamaz. Madde 21
2. Herkesin ülkesinin kamu hizmetlerinden eşit olarak yararlanma hakkı vardır. 3. Halkın iradesi hükümet otoritesinin temelidir. Bu irade, gizli veya serbestliği sağlayacak benzeri bir yöntemle genel ve eşit oy verme yoluyla yapılacak ve belirli aralıklarla tekrarlanacak dürüst seçimlerle belirlenir. Madde 22- Herkesin, toplumun bir üyesi olarak, sosyal güvenliğe hakkı vardır. Ulusal çabalarla ve uluslararası işbirliği yoluyla ve her devletin örgütlenmesine ve kaynaklarına göre, herkes onur ve kişiliğinin serbestçe gelişim için gerekli olan ekonomik, sosyal ve kültürel haklarının gerçekleştirilmesi hakkına sahiptir. Madde 23
2. Herkesin, herhangi bir ayrım gözetmeksizin, eşit iş için eşit ücrete hakkı vardır.+ 3. Herkesin kendisi ve ailesi için insan onuruna yaraşır ve gerekirse her türlü sosyal koruma önlemleriyle desteklenmiş bir yaşam sağlayacak adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır. 4. Herkesin çıkarını korumak için sendika kurma veya sendikaya üye olma hakkı vardır. Madde 24- Herkesin dinlenmeye, eğlenmeye, özellikle çalışma süresinin makul ölçüde sınırlandırılmasına ve belirli dönemlerde ücretli izne çıkmaya hakkı vardır. Madde 25
2. Anaların ve çocukların özel bakım ve yardım görme hakları vardır.
Madde 26
2. Eğitim insan kişiliğini tam geliştirmeye ve insan haklarıyla temel özgürlüklere saygıyı güçlendirmeye yönelik olmalıdır. Eğitim, bütün uluslar, ırklar ve dinsel topluluklar arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu özendirmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışı koruma yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir. 3. Çocuklara verilecek eğitimin türünü seçmek, öncelikle ana ve babanın hakkıdır. Madde 27
2. Herkesin yaratıcısı olduğu bilim, edebiyat ve sanat ürünlerinden doğan maddi ve manevi çıkarlarının korunmasına hakkı vardır. Madde 28- Herkesin bu Bildirgede öngörülen hak ve özgürlüklerin gerçekleşeceği bir toplumsal ve uluslararası düzene hakkı vardır. Madde 29
2. Herkes haklarını kullanırken ve özgürlüklerinden yararlanırken, başkalarının hak ve özgürlüklerinin tanınması ve bunlara saygı gösterilmesinin sağlanması ve demokratik bir toplumda genel ahlak ve kamu düzeniyle genel refahın gereklerinin karşılanması amacıyla yalnız yasayla belirlenmiş sınırlamalara bağlı olur. 3. Bu hak ve özgürlükler hiçbir koşulda Birleşmiş Milletlerin amaç ve ilkelerine aykırı olarak kullanılamaz. Madde 30- Bu bildirgenin hiçbir kuralı, herhangi bir devlet,
topluluk veya kişiye, burada açıklanan hak ve özgürlüklerden herhangi birinin
yok edilmesini amaçlayan bir girişimde veya eylemde bulunma hakkını verir
biçimde yorumlanamaz.
November 12 YILMAZ ERDOĞAN KİMDİR![]() Yılmaz Erdoğan (d. 4 Kasım 1967, Hakkari) sinema ve tiyatro oyuncusu, yazar ve yönetmendir. Hakkari'de doğmuştur. Çocukluğu Ankara'da geçmiş, İstanbul'a göçmüş, kıvrak zekası sayesinde zamanı, mekanı ve ortamı iyi kullanmasını bilerek sanat alanında belirleyici bir tekel oluşturmayı başarmıştır. Lise eğitimini Ankara Aydınlıkevler Lisesinde tamamlamıştır ve bu mahallede büyümüştür. Bir Demet Tiyatro'daki kömürcü Feriştah karakterini buradaki bir kömürcüden aldığı söylentileri hakimdir.Bir Demet Tiyatro adlı dizideki, Mükremin Çıtır isimli karakter ile tanınırlığı çok büyük ölçüde artmıştır aynı zamanda bu dizinin senaristliğini de yapmıştır. Daha sonra kendisinin de aralarında bulunduğu BKM oyuncuları ile birlikte çok başarılı tiyatro oyunlarına imza atmıştır; özellikle Demet Akbağ ile iyi bir ikili oluşturmuşlardır. Daha sonra hem yazıp oynadığı hem de yönettiği Vizontele isimli filmi çekmiştir. Bu film çok büyük bir gişe başarısı yakalayarak, Türkiye'de en çok seyredilen film ünvanını - bir dönem için - elinde tutmuştur. Filmin çok beğenilmesi üzerine Vizontele:Tuuba ismiyle ikicisi de çekilmiştir. Son olarak Organize İşler adında bir sinema filmi çekmiştir. Erdoğan'ın ayrıca, "Kayıp Kentin Yakışıklısı" ve "Anladım" adında iki şiir kitabı ile oyun ve deneme kitapları da bulunmaktadır. Şeyh Said İsyanı'nı başlatan Şeyh Said'in torunu olan ve aynı zamanda Hatırla Sevgili dizisinde oynayan Defne rolüyle tanınan Belçim Bilgin Erdoğan'la evlidir.Yönetmenliği Sinema
Sinema
Sinema
Aşkımız
Bir Mevsimin Acı Gerçekleri
YAZLIK
Yaşayabilme İhtimali
KIZIM BERFİN,E
Yılmaz Erdoğan - Ankara /ŞİİRİAnkara'ya öyle yakışırdı ki kar asfaltlar ışıldar buz tutardı resmi yalanlar . kimse keman çalmaz belki ama çok keman çalınsın balolarında diye yapılmış gri sisli binalar . alnının ortasında ciddi bir devlet asabiyeti. çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar bu zulüm bu sevda bitmezmiş sevmek bir halkı sevmekse aşk o zaman sevmekmiş! (biz bir şeyi delicesine severiz ama tanrım neyi?) kahve önü çatlak mozaik bel kemiğine tehdit kürsüler üstünde çok sigara içen öğrenciler bir daha asla yaşayamayacağı aşkları teğet geçerken hep onu sevmeyenleri severek hep onu sevenin gözlerinden kalabalıklara kaçarak karışarak toplumcu gerçekçi yalnızlıklara yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarını bir izmirli güzele dayatmak varken (hep kardeş olacak değiliz ya yaşasın halkların sevgililîğî!) soyut bir sevdaya beşik kertilmiş olan dağda çoban şehirde şark çıbanı sayılan fırat'ın büyük elleri ararat'ın kız yelleri cilo'nun derin nefesleri hülasa kente hukuk mukuk okun mümkünse o arada da memleketi kurtarmaya gelmiş anadolu çocukları ankara' ya öyle yakışırdı ki kar asfaltlar ışıldar buz tutardı resmi yalanlar (belki balkona kar seyretmeye çıkar diye sevdiğimiz kızlar çok dibimiz donmuştur ve çoğu zaman bu kar mevzuu kızlara yeterince ilginç gelmemiştir hiçbir şey kapalı bir dükkan kadar hüzünlü gelmez insana ankara'da yoksa bugün bir hayat yaşanmayacakmı duygusu çöker bütün bozkıra. Kimse keman çalmaz belki Belki bu fiim hiçbir zaman o kadar fiyakalı olmayacak ama Hiçbir lahmacunda o okul yolundaki üçüncü sınıf lokantadakinin tadını vermeyecek bir daha Çok daha iyilerini yedim sonra bizzat Urfa'da hatta Ama hiçbirinde o kadar aç oturrnadım sofraya ankara'ya öyle yakışırdı ki kar çok yabancı bir soluk duyulur bazı bilinmez bir dilin ıslığından anla ki sıkıldı bizim konsolosluktaki konuklar öyle deme ankara'yı sevmeyene bir zulümdür bu kadar insanın neden ankara'yı sevdiğini anlamadan ankara'da yaşamak yollarına hep sevdiğimiz insanların adlarını vermediler ama biz her duvara bilvesile onların adını yazarak yaşadık kül ve betondan mürekkep yaşadıkça yaşanılası gelen o tuhaf bozkır kokusunda. ankara'ya öyle yakışırdı ki kar. asfaltlar ışıldar . bir günden bir sürü gün yapan mesai saatlerinde hiçbir şey yapan hiçbir şey alıp hiçbir şey sunan rakıyı bol sulu içen dokunmasın için deği! çabuk bitmesin dîye devletimin tekel rakısı hep kağıtlara bakarak hep kağıtlardan bakarak hem neşet ertaş' ı hem bülent ersoy' u aynı anda sevmeyi başararak karısının bayat ekmeklerden yaptığı tatlıyı çok beğenmeyerek ama yine de bu tasarrufunu takdir ederek boynu hep kıdemli bir atkının içinde saklıyken hep bir şeylere birilerine küsmüş gibi yürüyen . memurlar ![]() ![]() . ankara'ya öyle yakışırdı ki kar asfaltlar ışıldar buz tutardı resmi yalanlar . biz şimdi kapalı birr kuruyemişçi dükkanının -ki bütün plan kar altında tuzsuz ay çekirdeği çitileyip yanı sıra bafra içmektir- kötü ışıklandırılmış vitrininden umutsuzca içeri bakan kimliği gereğinden fazla sorgulanmış merhabadan çok çıkar ulan kimliğini denmiş -yani sistem kendi verdiği kimliği zırt pırt geri istemektedir- doğduğu yer yüzünden doğuştan kavgacı zannedilen ama pek çoğu kavgadan nefret eden kavgacı esmer cesur korkak çoğu kürt çoğu türk çocuklardık . ankara'ya öyle yakışırdı ki kar ![]() ha sonra belki ahmed arifin aklına hiçbir şairin aklına gelmeyecek -çünkü hiçkimse bir daha ankara' yı O'nun kadar sevemeyecek -bir şiir islenir: kar altındadır varoşlar hasretim nazlıdır ankara![]() . ustam yine sen bilirsin ama hangi aralıkta bir şair ölmüşse işte o en netameli aydır bence. ankara'ya öyle yakışırdı ki kar . asfaltlar ışıldar . yalanlar . şimdi ve sonra ne zaman ankara'ya kar yağsa elim gönlüm çocukluğum buz tutar. Şiir: Yılmaz Erdoğan |
|
|